Gitme Zamanı


İlk blog yazımı 3-4 gün önce bitirdiğim kitaba ayırdım. Aret Vartanyan'ın ismine bir iki sosyal medya paylaşımından aşinaydım fakat açıkçası kimdir diye hiç merak edip bakmamıştım. 
Sonrasında bir akşam Hülya Show da Hülya Avşar'ın konuğu olarak çıktı karşıma. Hülya Avşar'ın  birebir konuk ağırladığı programı hemen hemen hiç kaçırmam yada Tv8'in kendi websitesinden tekrarını mutlaka izlerim. Hülya Avşar güzelliği yanında bana hep çok samimi gelmiştir,, birazda benim gibi 'pat' diye soru sormayı sevdiği için programını gerçekten takip etmemek mümkün olmuyor. 


Gel gelelim Aret Vartanyan'ı da bu şekilde izlerken ondan en çok etkilendiğim konu birikiminin yanında Ferrarimizi satıp gidemeyeceğimiz konusundada gerçekçi olmasıydı. Popüler kültürün kişisel gelişim kitaplarından farklı olarak ütopik fikirleri olmaması ve daha 'uygulanabilir' tavsiyelere sahip olması,, bu kitaba ve yazara bir şans vermem gerektiğini düşündürdü.
Çünkü itiraf edelim çoğumuz bize umut veren,, neden olmasın dedirten,, dünyada hala güzel şeyler var'ı barındıran bu kişisel gelişim yada kişisel iyileşim kitaplarını seviyoruz ama reçeteli,, yada sağlam bir disiplin isteyen tarifleri yapabilmenin süresi hevesimiz ve günün temposuyla beraber kaybolup gidiyor. O yüzden bu tarz kitaplarda hangi cümlelerin altını çizebilirsek yanımıza kâr kalıyor.



'Gitme zamanı' bir kişisel gelişim kitabından farklı olarak içinde akan hikayeleri ve her karakterin bakışından olan dünyaları ile gerçekten sürükleyici bir kitap. Benim yazarla olan ilk tanışmam olduğu için bu kitabı diğerlerinden ayıran fark ne bilmiyorum ama benim için önemli bir kriter olan 'sonunu merak etme' maddesini tamamladığı için kitap bittiğinde o buruk hüznü yaşadım. 


Umarım sizde bu kitapta altını çizebildiğiniz ve içinizi ısıtan o kelimelere rastlarsınız.Belki aynı cümlelerde rastlaşıp bir kahve bile içeriz bir gün :) 




Hiç yorum yok:

Fikrinizi önemsiyoruz:)

Blogger tarafından desteklenmektedir.