Herke(Z) Hata Yapar!


Evet biliyorum hiçbirimiz hata yapmak istemiyoruz. Bu hata denen şey neden sevilsin ki? İsteyerek,, istemeyerek,, iyi niyetle,, ihmalle her an hatalar yapılabiliyor. Bir 'mükemmelliyetçi'yseniz eğer işiniz daha zor,, iç hesaplaşmalar,, mafya alacaklısı gibi kapıdan ayrılmaz. Peki bu şer'deki dört hayır nerede?

Bu haftayı hatalı sollayan biri olarak şunu çok içtenlikle söyleyebilirim ki; hatanın en güzel yanı,, dostları alışverişte görmek. Yani kriz anı ve tüm gözlerin aynı noktaya nasıl baktığı, işte sizin karakter ayrımını tamda yaptığınız,, biraz hayalkırıklığı,, biraz şaşkınlık,, takdir,, teşekkür ve kapanış noktanız. Çünkü bu tecrübe denen öğretmenler bir daha ki 'ramak kala'nızda kimin size kalbiyle yardım edeceğini ve kimin konfor alanını siz faniler için bozmayacağını harita gibi kapınıza teslim eder. 

Ama siz ne yaparsanız yapın karşınızda size hep gülümseyecek olan bir kurum var ki; mafya gibi peşinizde,, deli gibi kapınızda,, kedi gibi takibinizde ama şartlar ne olursa olsun en kocaman dağı sizin için tırmanacak kadar güçlü. İşte bu kurum ve kuruluş olan 'aile'niz size sımsıkı sarılıp,, hatalı sollasanız,, süratli gitseniz hatta ehliyetinizi kaybetmiş olsanız bile inip dinleneceğiniz kocaman yürekleri var. Ve sanırım bazı anlarda, bunu gösterdiği için ne kadar kötü olsada yaşanmaya değer.

Ben lafı çok uzattım ama siz hata yaptıysanız kendinize çok yüklenmeyin artık hata yapma şansınız bir gün öncesinden binlerce katsayı daha az. Etrafınızda hata yapan varsa da seçim sizin,, havalar düzelince,, o kişi mutlaka sizin duruşunu hatırlayacaktır. Unutmadan söyleyen bile :)
***
“IBM” in kurucusu Tom Watson’ın yardımcılarından biri, şirkete 10 milyon dolara mal olan büyük bir hata yapar. Hemen patronun bürosuna çağrılır. Herkes onun işten kovulacağından son derece emindir ve hatta kendisi bile. Odaya girer girmez, “Biliyorum, istifamı istiyorsunuz” der.
dont question me i know what i am doingAncak Watson, yapılan hatalardan alınan derslerin en iyi bilgi olduğunu anlatan ve herkesi şoka sokan şu cevabı verir: “Şaka mı yapıyorsun? Senin eğitimin için 10 milyon dolar harcadık ve eğitimine bu kadar para harcadığımız birinin işten ayrılmasına asla izin veremem… ”
Bu gerçekten ders veren bir öyküdür ve hayatta başımıza gelen istenmeyen durumlara karşı, nasıl bir tutum izlemek gerektiğini anlatan öğretici bir hikayedir. Aldığımız darbe ne kadar ağır olsa da, zararımız ne kadar büyük olsa da, yerine o kadar büyük ders almış oluyoruz. Bu durumda, o dersin hakkını vermek, daha da büyük bir güçle ayağa kalkmak, daha sert bir darbeyle hayata cevap vermek gerekir. Eğer, böyle acı tecrübeler sonucunda gereken dersi alabilirsek, her işin üstesinden gelebilmek için bize hiçbir şey engel olamaz.
Ama gereken dersi alamazsak, “ders süreci” gittikçe uzar, “eğitim harcamaları” artar, hayat dayanılmaz olur. Düşünürün dediği gibi: “zaferler ucuz fiyatlara satın alınamaz.”
Bedelini önceden ödediğiniz derslerinizi iyi benimseyin!
Psikolog Murat Bilim
***

Güneş

Hiç yorum yok:

Fikrinizi önemsiyoruz:)

Blogger tarafından desteklenmektedir.