Sodyum Florür Nedir?

sodium florur

Sodyum florür? 
Günlük hayatımızda fazla samimi olduğumuz bu mineralle tanışmamızın vakti geldi. Çünkü kendisi sandığınız kadar masum değil...
SODYUM FLORÜR NEDİR?

Florür aslında doğada olan bir mineraldir. Ancak bizim diş macunlarında ya da sularda rastladığımız florürde durum farklıdır. Florürhem fare zehrinin hem de diş macununun ana bileşenlerindendir.. Bizler florüre diş macunları, ilaçlar, pestisitler, içecekler ve sular yoluyla maruz kalıyoruz. Florür genellikle sulara ve kullandığımız diş macunlarına diş minesini daha iyi gelişimini sağlayarak çürümesini engellemek  için ekleniyor. Ancak florür sandığımız kadar masum bir kimyasal değil. Ancak flor aynı zamanda, klor, brom ve iyot gibi son derece zehirli bir kimyasaldır. Miktarı ne kadar fazla olursa, zarar verme etkisi o derece artar.
Bazı ülkelerde florür içme sularınada katılmaktadır. Çin, Avusturya, Belçika, Finlandiya, Danimarka, Norveç, İsveç, Hollanda, Macaristan ve Japonya gibi bazı ülkelerde suya florür katılması yasak. Türkiye’de suya florür katılmıyor, ancak pek çok ilimizin şebeke suyunda doğal olarak florür bulunuyor. Üstelik şebeke suyu tek florür kaynağı değil. Hazır meyve suyu ve gazlı içeceklerden tutun, bebek mamalarına kadar pek çok üründe florür bulunmakta.

FLORÜRÜN ZARARLARI NEDİR?

Uzmanlara göre "Yüksek dozda flor, kansere ve zeka geriliğine neden olabiliyor. 5-6 yaş öncesi çocuklara macun kullandırtmanın sakıncalı olduğunu belirtiyorlar.

Çoğu popüler diş macununun 120 gramında küçük bir çocuğun 2-4 saat içinde ölümüne sebep olacak kadar sodyum florür bulunur.Çocuklarda ve gençlerde bu maddenin az miktarda yutulması tükürük salgılanmasına, baş dönmesine, kusmaya, üst karın ağrısına ve ishale sebep olabilir. Kanserojen maddenin büyük dozları ise felce, kas güçsüzlüğüne, kronik sarsıntılara, sonraki aşamalarda ise solunum ve kalbin durmasına yol açabilir. Florür birçok anestezik, hipnotik ve psikiyatrik ilacın da önemli maddelerindendir.

Fluorosis denilen ve dişlerin beyaz, sarı veya kahverengi lekeli olmasına yol açan ve araştırmacıların kronik florür toksikliği adını verdiği durum, yüksek miktarda florürün vücuda girmesinden dolayı oluyor. En büyük endişe, eğer suyumuzda florür varsa olmalı. Yine de geçtiğimiz yıl Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, florürün çocukların nörolojik gelişimlerini negatif yönde etkilediğini tasdikliyor. Çocuklara florürlü diş macunu verirsek, diş çürümelerini önler miyiz sorusu her şey bir yana aslında çok önemli. Bilhassa Amerika'da yapılan araştırmalarda, yoksulluk, yetersiz beslenme ve dişçiye kolay ulaşamama problemleriniden dolayı ağız sağlığı sorunları çekenlerin florür tarafından hiç azalmadığı ortaya çıkmış.

Peki gerçekten Florür diş çürümelerini engelliyor mu?

Bugüne kadar yapılan araştırmalarda, florürün yararlı ve kullanılması gereken bir kimyasal olmasıyla ilgili de bir veri toplanamamış.Yapılan araştırmalar florürün ne gerçekten diş çürümelerini tam anlamıyla önlediğini gösteriyor, ne de bu kimyasala bir ihtiyacımız olduğunu. Ayrıca florüre hassas bünyeler ve belli ırk gurupları da bu kimyasaldan da negatif olarak etkilenebiliyor.Şaşırtıcı şekilde florür FDA (Food & Drug Administration) tarafından hiçbir zaman onaylanmamıştır. 1990 tarihli bir çalışma çürükleri de azaltmadığını göstermektedir. Bilim adamları son dönemlerde florürü diş deformasyonu, artrit, alerjik reaksiyonlar ve yılda kanser sonucunda 10.000 ölümle ilişkilendirmektedir.

FD&C Mavi Boya: Bu boyalar diş macunları ve birçok üründe kullanılan yapay renklendiricilerdir. Son araştırmalar bu maddelerin birçok davranışsal bozukluğa, öğrenme bozukluğuna ve sağlık problemine yol açtığını göstermiştir. Aynı zamanda FD&C boyası önemli alerjik reaksiyonlara, astım ataklarına, baş ağrılarına, baş dönmesine, yorgunluğa, gerginliğe, konsantrasyon bozukluğuna ve kansere sebep olabilir.  
FD&C boya petrolden sentez edildiği için, işlenmemiş yağ kullanmaktan farklı değildir. Eskiden doğrudan kömür katranı yağından yapılan bu boyalar sağlık endişelerinden dolayı yasal düzenlemelerden sonra sentetik olarak oluşturulmaktadır. Yine de hala kanserojen etkiler bulundurmaktadır. Diş macunu hiç yutulmasa bile bu madde dudak derisinden veya ağzın içerisindeki mukoza zarından saniyeler içinde emilebilir. 

Ayrıca, Florür bağışıklık sistemini çökertir, enfeksiyonlara karşı direnci düşürür, üreme sistemine zarar verir ve kalıcı dişlerin çıkmasını geciktirir. O nedenle yuttuğuna emin olacağımız yaşa kadar çocuklara macun kullandırtmamalıyız. Bu yaş da 5-6'dır."
II. Dünya Savaşı sırasında Almanlar ve Ruslar, Farben adlı şirketin ürettği florürü hapistekileri daha 'etkisiz ve aptal' yapmak için içme sularına katıyorlarmış. Florürün beynin belli bir bölgesine tahribat yaparak, kişileri mücadele anında daha az aktif hale getirdiği tespit edilince bir kimyasal silah olarak kullanılmış. Halen günümüzde bilinen sakinleştirici ilaçların %25'i florür içermektedir. Dahası II. Dünya Savaşı sırasında florür nükleer silah yapımı için kullanılmış. Tabii bütün bunlara değinirken, her kimyasalın arkasında olduğu gibi, florürün arkasındaki lobi kaynağının gücünü de unutmamak lazım. Bir zamanlar dünyanın en büyük florür üreticisi olan Alcoa, Dow Chemical, Dupont ve Kellogg bütün olayın başını çeken Farben'la bir anlaşma imzalayarak, florürün yaygınlaşması için çalışmışlar.

FLORÜR DIŞINDAKİ DİĞER ZARARLI MADDELER NEDİR?

Sodyum Loril Sülfat (SLS)

Büyük ihtimalle kişisel temizlik ürünlerinde bulunan en tehlikeli madde SLS’dir. Köpürücü etkisi olduğu için diş macunlarına katılır ve macuna işe yarıyor görünümü verir. Halbuki araştırmalar deri için oldukça yıpratıcı ve zararlı etkileri olduğunu göstermiştir. 
Temizlik endüstrisinde SLS, garaj zemini temizleyici, motorlar için yağ giderici ve araba yıkama deterjanı ürünlerinde kullanılır. Klinik testlerde ise cildi tahriş edici madde olarak ilk tercih edilen kimyasaldır. Bu maddeyle cildi tahriş edip, iyileştirici ürünlerin etkisi denenir.
SLS dokulardan içeri girip, gözde, beyinde, kalpte ve karaciğerde birikebilir; uzun dönemde ciddi zararlara yol açabilir. Çoğu yetişkin ve bebek şampuanında da bulunmaktadır.

Triklosan

Deterjan ve diş macunlarında sıkça görülen bu kimyasal anti-bakteriyel  özelliğe sahiptir. Halbuki formülü ve yapısı bazı en zehirli kimyasallarınkine çok benzerdir. Bu sebeple insan sağlığına olabilecek zararlı etkileri dikkatle gözlenmektedir. Kullanıldığı ürünlerin üreticileri sağlık tehlikesi taşımadığını iddia etse de A.B.D Çevre Koruma Kurumu (Environmental Protection Agency – EPA) tehlikeli bir böcek ilacı olarak sınıflandırmıştır. Hem insan sağlığına hem de çevreye zararlı bulunmuştur.  Triklosan, insanlarda kansere sebep olduğu düşünülen klorofenol kimyasal grubuna dahildir.

Hidratlı Silika

Diş minesine zarar veren bir beyazlatıcıdır. Kuvars, kum ve çakmaktaşında bulunan kristalize bir bileşenden elde edilir. Diş minesi günlük mineral takviyesini tükürükteki kalsiyum ve fosfor içeriğinden alır. Dişleri hidratlı silika kadar aşındırıcı bir maddeyle temizlemek mineye zarar verir ve mineral almasını da engeller. Uzun dönemde yıpranma oluşabilir. 
Silika ve silikon içeren ürünler özellikle diş etleri hastalığı, diş çürüğü, hassaslık ve diş eti çekilmesi bulunan kişiler tarafından kullanılmamalıdır. Her ne kadar bu maddeler tartarı yok edip dişleri daha beyaz yapabilse de ağzın, diş etlerinin ve dilin asit / baz dengesini de bozarak zararlı olabilirler.
DİŞ MACUNU YERİNE NE KULLANABİLİRİZ?

Çocuklarda dişlerinin çıkmasıyla birlikte fırçalanmaya başlanabileceğini uzmanlar tarafından ifade edilmektedir, o yaşta sadece uygun diş fırçasının kullanılmasının diş sağlığı için yeterli olacağını belirtilmiştir. Ayrıca fırçaya alternatif olarak da hijyenik misvakı kullanılabilir. Diş çürüklerini önlemek için şekerli ve rafine gıdaların mümkün oldukça azaltarak, "İşlenmemiş doğal gıdalar tüketilmelidir. Çocuklarınızı biberonla beslemeyin. Dişlerin iyi gelişmesi için yarı katı ve katı veya kemirilen gıdaları erken başlatın" uyarılarIında bulundu.  

DİŞ MACUNUNUZU KENDİNİZ YAPIN

Ben evde kendi diş macunumu yapmak istiyorum diyenler çıkarsa. İşte size bunun için basit bir uygulama.

Malzemeler:
  • 2 çorba kaşığı bentonit kili
  • 2-4 çorba kaşığı kaynatılıp soğutulmuş su
  • 4 damla çay ağacı yağı
  • 5 damla sıvı stevia
  • 10-15 damla nane yağı
  • 1 fiske öğütülmüş deniz tuzu

Yapılışı

-Nane aromasını vermek için metal olmayan bir kapta bentonit kili ve suyu tahta kaşıkla karıştırın (kili metalle temas ettirmeyin)
-Çay ağacı yağı ve nane yağını ekleyip, iyice karıştırın
-Tuzu ekleyip bir kez daha karıştırın ve macunun tadına bakın. Yoğunluk ve tadını kendinize göre ayarlayın. Ayarlarken her seferinde 1 damla nane yağı veya stevia ya da yarım kaşık su ekleyin.
-Malzemelerin tam tada ulaşması 48 saat sürer o yüzden tad konusunda aceleci davranmayın.
-Karışımı cam kavanoz ya da sıkılabilir bir tübe doldurun.
-Macun kapağı açık tutulursa zamanla kuruyabilir. Kuruduğunda yarın çorba kaşığı su ekleyerek tekrar karıştırın

Not: Nane yerine limon, portakal ya da tarçın esansı yağı kullanarak farklı aromalar deneyebilirsiniz. Farklı yağlar deneyecekseniz çay ağacı yağından dört değil iki damla kullanın.

Herkese Sağlıklı Günler Dilerim.

Arzu Boyacı

Not: Bu detaylı araştırması ve eşsiz katkılarından dolayı Arzu Boyacı'ya çok teşekkür ederim.

4 yorum:

  1. Bilgilendirdiginiz icin tesekkurler

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
  3. ee peki sampuanı kullanmicazmi simdi

    YanıtlaSil
  4. Sodyüm florür ve paraben içermeyen şampuanlar satılmakta, onları tercih edebilirsiniz.

    YanıtlaSil

Fikrinizi önemsiyoruz:)

Blogger tarafından desteklenmektedir.