TEKNOLOJİ VE INTERNET'İN ELE GEÇİREMEDİĞİ SON JENERASYON..

teknolojinin zararları
Herkese Merhaba! Ben 1985 doğumluyum. Bir başka deyimle veya asıl anlatmak istediğim konu çerçevesinde milenyum jenerasyonunun çocukluğumuzu bizlerden aldığı gerçeğine değinmek isteyen, en güzel çağının çocukluğu olduğunu iddaa eden bireylerden biriyim. Gözlemlerim sonucunda içimi acıtan bir ukte olarak teknoloji ve internetin ,sosyalleşmeyi nasıl körelttiğinden,o günlere duyduğum özlemin içtenliğinden bahsetmek istiyorum.

Bana göre ben ; çocukluğunu en eğlenceli şekilde geçiren son jenerasyonum, benden sonra böyle bir jenerasyon olmayacak. Çünkü benim zamanımda 16 ,17 yaşıma kadar sokağımızdan, mahallemizden evine dönmek istemeyen çocuklar ve onları eve sokmakta zorlanan aile bireylerle doluydu heryer. Peki şuan neden sokaklar boş ? Aslında cümlemden 'aile bireyleri rahatlamış işte ne güzel ' :) manasıda çıkarabilirsiniz ama asıl sorun monotonlaşan ,teknolojinin ve internetin esiri olan çocuklar..

2000'lerde elimizde topla kapı kapı gezerek oyun oynamak için adam topladığımız yılların yerini online ortamdaki oyunlar aldı. Aile toplantılarının, komşuluk ziyaretlerinin yapıldığı yılların yerini , whatsupptaki gruplar aldı. Aslında birbirimizi görmek, iyi olup olmadığımızı anlamak isterdik ama şimdi herkes herşeyini yayınladığı için bu merak yerini herkesin her an elinde taşıdığı son model telefonlardaki resimlere, videolara bıraktı.

Ben 25 senedir aynı mahalle de yaşıyorum. Geçen gün arkadaşımla dolaşırken kendisi bana dedi ki; ' Ne kadar güzel oldu buralar tertemiz ,bizim zamanımız da bakım yapılmıyormuş demek ki'.Aslında bu yazıyı yazmamın en önemli sebebidir bu görüş. Çünkü temiz olması bakım yapıldığından değil ,çocukların evlerin de internet başında zaman geçirmesinden ,sokaklara inip ortalığı dağıtmamasından kaynaklanıyordu.Yani birbirlerine temas etmemelerinden, sosyalleşmemelerinden..

Yürekten söylüyorum commodare 64'te ,amiga 500'de, televizyona bağladığım star trek'te gün boyu oynadığım oyunları, hava serinleyecede arkadaşlarımla oynadığım saklambacından tutunda,misket ve taso oynadığım ,yüzyüze iletişim kurduğum yıllarımı geri verseler bir dakika düşünmem, 'acaba mı?' diye ..
İnternet ve teknoloji düşmanı değilim, yanlış anlaşılmasın. Sadece ayak uyduralım derken içinde boğulduğumuz o denizin farkına varalım istiyorum. Bir an için internetin olmadığını varsayalım; dünyanın sonu gibi değilmi ? Ben karşı tarafın telefonunu 3 kere çaldırdığımda iyi olduğumu anlatabiliyordum ,kontörüm yokken tabiki :) Gazete, dergi ve kitapların elle tutularak hissedilmesinin ayrı bir kültür ve zevk olduğu yıllardan, telefonda ki yazıları büyütmek için kullandığımız parmak hareketlerine...

Çokta fazla demagoji katarak sıkmak istemiyorum açıkcası,sadece küçükte olsa farkındalık yaratmak en büyük amacım. Teknolojiyi sevin tabiki ayak uydurun, öğrenin, gelişin zaten çokta fazla seçeneğiniz yok gibi ama değerlerimizi,geleneklerimizi, kültürlerimizi, etkileşimlerimizi ve herşeyden önemlisi samimiyetimizi kaybetmeyelim.

Siz ne dersiniz?

Mert

Hiç yorum yok:

Fikrinizi önemsiyoruz:)

Blogger tarafından desteklenmektedir.